|
Yelkenli Tekneler Ve Donanımları ![]() Son Güncelleme : 2012-02-03 12:36:36
Yelkende Rüzgar Yönleri Yelkenli tekneler rüzgarı tam baştan almadıkları her yöne doğru seyredebilirler. Daha dar veya daha geniş olmakla birlikte rüzgar baştan sancak veya iskeleden 30 derecenin altına düşerse yelkenle seyir olanağı kalmaz. Teknenin ve yelkenlerin yapısına göre bu açı azalabilir veya artabilir. Verilen bu açılar teknenin üstünde hissettiğimiz rüzgara göredir. Hafif havada teknenin hızı vektörel olarak eklendiğinde zahiri rüzgar yönü ve hızı değişir. Örneğin duran bir teknede orsa seyrine başlarsak tekne gerçek rüzgara göre 30 derece orsaya girecek, hızlandıkça hissilen rüzgar hızı artmakla birlikte yönü teknenin başına doğru dönecektir (Rüzgar açısı daralacaktır). Böylece gideceğimizi tahmin ettiğimiz yön yerine pusula açısı ile biraz daha rüzgar altında (rüzgar geldiği tarafın tersinde) bir yöne doğru gidebiliriz. Yelkende genellikle zahiri (hissedilen rüzgar) (apperent) geçerlidir. Zahiri rüzgarı en iyi direk tepesindeki rüzgar göstergesi (gülü) gösterir. Bu gösterge verileri elektronik aletlerle havuzluğa, daha kolay görülebilecek yere taşınabilir. Yelkenlerin rüzgar yönünü değiştirdiği unutulmamalıdır. Bu nedenle çarmık dediğimiz direği tutan yandaki (bordolara bağlı) paslanmaz çelik teller veya başka yerlere bağlanacak rüzgar göstergeleri doğru rüzgar yönünü göstermezler.
Yelken Triminin Genel KurallarıYelkenleri rüzgarın baştan geldiği açılarda (Apaz – Orsa – Apaz) uçak kanadına, kıçtan geldiği açılarda (Apaz – Pupa – Apaz) Paraşüte benzer şekilde çalışırlar. Yelkenlerin rüzgardan en fazla faydalanılacak şekilde ayarlanması (trim edilmesi) ulaşılabilecek en yüksek hıza çıkmamıza ve aşırı yatmadan, sürüklenmeden, sağnaklarda (rüzgarın zaman zaman kısa süreli artması) fazla etkilenmeden seyir yapmamıza yardımcı olur. Yelken trimi için üç temel unsur vardır: 1. Yelkenin Şekli 1. Yelkenin şekli Yelken aynı düzlemde olan birbirine eklenmiş bir kumaş parçası değildir. Tor adı verilen silindir veya küre kesitinde üç boyutlu olarak tasarlanan ve dikilen (Bazı yelkenler yekpare olarak yapılıyor) özel bir şekildedir. Aynı boyda, aynı yükseklikte direğe sahip, aynı bumba ölçüsünde ve aynı ayarlar yapılabilen iki ayrı teknede teknelerin deplasmanları (ağırlıkları) dikkate alınarak iki ayrı torda yelken tasarlanması gerekir. Ağır bir tekne için daha torlu bir yelken gerekirken, daha hafif olan için daha az torlu bir yelken tasarlanmalıdır. Esnek arması olan bir teknenin yelkeni de arması esnek olmayan tekneye göre daha değişik torda olmalıdır. Hafif hava için tasarlanan yelkenler biraz daha torlu, sert hava için tasarlananlar ise daha az torlu olurlar. Yelken imalatçılarının konusu olmakla birlikte yeni yelken yaptıracakların bu konuya dikkat etmeleri gerekir. Eğer yelken imalatçınız, yelkeni hangi havalar için istediğinizi sormuyorsa, ne tür havalarda yelken yapacağınızı öğrenmek istemiyorsa, teknenin deplasmanı ve taşıdığı yükler ile ilgilenmiyorsa bir başka yelken imalatçısı bulmanız en doğrusudur. Tor arttıkça yelkenin ürettiği kuvvet artar, azaldıkça azalır. Eğer bu kuvvet teknenin gidiş istikametinde ise işimize yarar, yatırmaya etki ediyorsa işimize yaramaz, aksine hızımızı düşürür. Yelken imalatçısı tarafından verilen toru, yelkeni trim ederek kısmen değiştirmemiz mümkündür. Temel kural pupada daha torlu, orsada daha düz, az rüzgarda daha torlu, sert havada daha düz trim etmektir. Dalga fazla ise tor arttırılır, az ise azaltılır. 2. Yelkenin Rüzgar ile yaptığı açı Yelkenin tekneyi götürebilmesi için rüzgarın yelkene açı ile gelmesi gerekir. Rüzgarı baştan aldığımız durumlarda (Apaz -orsa- apaz) bu açı ortalama 20 derece kadardır. Rüzgarın az olduğu havalarda havanın yelkenin ön yüzünün tamamını yalamasına fırsat vermek için bu açı azaltılır. Rüzgar arttıkça açı daraltılır. Rüzgarın hızı yeterli basınçları yaratacak kadar çoğaldığında açı daraltılsa bile hava yelkeninin tamamını yalayarak geçer. Amaç havanın tüm yelken alanını yalaması ve alanın tamamından faydalanılarak götürücü gücün arttırılmasıdır. Unutulmaması gereken yelken üzerindeki gücün iki vektöre ayrıldığıdır. Bunlardan biri tekneyi öne doğru götürürken diğeri yana yatırır. Rüzgar arttıkça yelken açısını daraltmak tekneyi hızlandırırsa da yana yatma da artar. Rüzgarı kıçtan aldığımız durumlarda ise (apaz – pupa – apaz) rüzgarın yelkene dik açıya yakın bir açı ile gelmesi uygun olur. Bu açılarda yelken uçak kanadı gibi değil paraşüt gibi çalışır. 3. Yelken alanı Yelken alanı rüzgarın hızına göre azaltılıp arttırılması gereken bir değişkendir. Genelde rüzgarların ortalama hızının çok düşük olduğu düşünülürse mümkün olduğu kadar büyük alanlı yelken taşıyabilecek tekneler tercih edilmelidir. Aynı boy bir teknede yelken alanını direğin yüksekliği, bumbanın boyu kısıtlar. Genova alanı ise %165′e (nadiren daha fazla) kadar arttırılabilir. (Genovanın karula köşesinden, ıskota köşesine kadar olan mesafesi, karula köşesinden ana direğe kadar olan mesafenin 1,65 katı). Rüzgar arttıkça yelken alanları küçültülür. Rüzgarın yelken üzerindeki gücü rüzgar hızı ile doğru orantılı değil, rüzgar hızının karesi ile doğru orantılıdır. Bu nedenle rüzgar arttıkça yelken alanlarını daha fazla küçültmek gerekir. Yelken alanları baştaki genova değiştirilerek, sarmalı ise sarılarak, ana yelkene camadan vurularak azaltılır. Yukarıda belirtilen üç değişkenle oynanarak teknenin ulaşabileceği en yüksek süratte gitmesi sağlanır. Unutulmaması gereken yelkenlerdeki yatırıcı gücün faydadan çok zarar getirdiğidir. Yana yatmış bir teknenin hidrodinamik profili bozulur, göreceli yelken alanı azalır, dümen kontrolu zorlaşır, tekne üzerindeki kişiler rahatsız olur, tekne içinde sabitlenmemiş tüm malzemeler savrulur. Yelkenli bir teknede verimi fazla düşürmeden yatma açısı 17 derece civarındadır. Bu açının üzerine çıkıldığında yelken performansı azalır. Teknenin yatmasını engellemek amacı ile yarış teknelerinde en geniş yerde rüzgar üstüne oturulur. Açık deniz yarışlarında ise bu görevi iskelede ve sancakta bulunan su doldurulup boşaltılabilen safra tankları üstlenir. Gezi teknelerinin hızlı gitmekle, rahat gitmek arasındaki seçimi teknenin sorumlusunun yanı sıra teknedeki diğer personelin ortak kararı ile yapmaları en uygunudur. *Kitabına göre tasarlanmış ve inşa edilmiş sabit salmalı tekneler, korkulanın aksine özel uğraş verilse bile aşırı yelken alanı ile devrilmezler. Tekne yan yattıkça göreceli yelken alanı azalır, tekne rüzgar üstüne döner ve tekne kendiliğinden düzelmeye başlar. Bu nedenle yelken kullanmakta en acemiler bile devrilme korkusuna kapılmadan yelken basabilirler. Modern teknelerin devrildikten sonra düzelebilmesi için 130 dereceden fazla yatmamaları gerekir. Yani teknenin direği suyun içine 40 derece girse bile tekne düzelir. Yelkenli teknelerin devrilmesi (tumba olması) ancak okyanusta oluşabilecek çok yüksek ve kırılan dalgalarda başka faktörlerin de devreye girmesi ile mümkündür.
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Bu site, IdeaSoft® Akıllı E-ticaret Sistemi ile hazırlanmıştır.